 |
Yapımcı; (Kısaca)
İsim, Soyisim: Muhammed GÜRKAN
İl, İlçe: Ankara /
Çubuk
Takma İsimler: BaskentLi, MaMi
Burcu: Yay
Lisansı: Üniversite Öğrencisi
Bölümü: Bilgisayar Teknolojileri ve Programlama
Hobileri: Bilardo oynamak, araba sürmek, bilgisayar
programlarıyla uğraşmak, spor yapmak, piknik yapmak, yüzmek..
Fobileri: Güvensizlik arz edip denenmek, çıkarcılık,
aldatılmak, terkedilmek, satılmak..
İletisim:
gaddar_mami@hotmail.com,
muhammed_gurkan@mynet.com
(Detaylıca)
Detaylıca şöyle bir şeydir: terkedilenler.com'un
yaratıcı ve babasıdır, internet hem işi hem
eğlencesi hem de olmazsa olmazıdır, her zaman
eve iş getirir çünkü işi evindedir, patronu da
elemanı da kendisidir, keyfi yerinde olduğu
zamanlar kod yazmayı (php,asp veya VB) sever,
çeşitli türden -daha çok slow- müzik dinlemeyi
sever, kod yazarken türkçe veya yabancı pop
dinler (Tristania'yı çok beğenir), dinlenirken
veya durgun anlarında klasik, tasavvuf ve yavaş
ritimli pop müzik dinlemeyi sever, film sever,
her gün en az bir film izlemezse eksiklik
hisseder, vampirdir, gündüz uyur gece iş yapar,
genelde güneş doğarken yatar, bu yüzden hayatı
düzensizdir, uykuyu çok sever ama çoğu zaman
uykusuz kalır, kitap sever ama okumaz, alıp
okuyamadığı kitaplardan sürekli rahatsız olup
her seferinde bir daha kitap almıycam der ama
dayanamaz gene alır, hayvanları özellikle de
kedileri sever, bir süredir akvaryum hobisine
merak salmış ve evine akvaryum kurup balık
beslemeye başlamıştır, araba kullanmayı sever ve
iyi kullanır, oldukça seri ve atak kullanır ama
aşırı hız sevmez, güzel havalarda motosikletini
kullanmayı sever, ıslanmayı sevmez, alışverişi
sever ama tutumludur, ucuzunu bulur alır,
evcildir, elektrikler ve internet kesik
olmadıkça evde asla sıkılmaz, tembeldir, bu
yüzden planlarını hayata geçirmekte zorlanır,
çokça plan ve proje yapar, bazı ilginç buluş ve
fikirleri vardır, elektromekanike ilgi duyar,
aikido sporunu sever ve yapar, başka da bir
sporla pek ilgilenmez, galatasaray futbol
takımını sever, ama futbolu sevmez, skora bakar,
oyuna bakmaz, tedavülden kalkmış cep telefonları
kullanır, bilgisayarı da tedavülden kalkmıştır,
ama işini görür, minimalisttir, sadeliği sever,
bunu hayatına yansıtır, çok arkadaş yerine az
ama öz arkadaşı olmasını yeğler, büyük bir yerde
küçük bir adam olmak yerine küçük yerde büyük
adam olmayı tercih eder, düşünmeyi sever, hayal
kurmayı sever ama hayalci değildir, gerçekçi
hedeflerinin çoğunu gerçekleştirmiştir, bu durum
bazen ona endişe verir, pek eğlenceli biri
değildir, biraz asosyaldir, fazla konuşmaz,
ağırbaşlıdır, hayatının her döneminde fiziksel
olarak yaşından 3-4 yaş küçük göstermiş ancak
yaşından 3-4 yaş büyük olmuştur, hayata dair
problemleri çözmeyi sever, gerçekçidir, mantığa
ve düşünceye önem verir, mantıksızlık ve
düşüncesizlik karşısında delirir, bekardır,
gürültücü ve mantıksız olmaları nedeniyle
çocukları pek sevmez, narsist görünebilir ama
değildir, mütevazidir, kendiyle barışıktır,
sınırlarını ve zaaflarını bilir, düzeyli
tartışmayı sever, ikna edicidir, ikna edilmeyi
de sever, 'insanı üzen şeylerin aslında olaylar
değil, o olayların üzüntü verici olduğunu
düşünmesidir, dolayısıyla üzülmek ve üzülmemek
kendi iradesindedir' gibi görüşleri olan Epikte
tos'u sever, (bkz. alttaki yazı) hayat üzerine
birçok konuda onunla aynı fikirdedir,
inançlıdır, dindardır, liberaldir, sabit fikirli
değildir, gelişime ve değişime açıktır, sabit
işlerden nefret eder, hem mühendislik hem
programcılık okumuştur, mühendisliği bırakmış,
programcılığa geçmiştir ama okulla kayıt ve
sınav günleri haricinde ilgisi yoktur, klasik
üniversite eğitimini sevmez, kendini geliştirip
pratik bir şeyler yapmayı önemser, bir
matematikçi gibi değil bir iktisatçı ve bir
mühendis gibi düşünür, resme uzaktan bakar,
bütünü görür, geniş düşünür, küçük detaylarla
uğraşmayı sevmez, hedefe giden en kısa yolu
arar, detaylı işleri yapmayı sevmez ama
planlarında detaycıdır, pratik düşünüp hızlı
karar verir ama zor beğenen biri olduğu için
beğeni ile ilgili konularda zor karar verir,
formalitelerden nefret eder, düzeni sever ama
kuralları sevmez, adaleti sever ama hukuku
sevmez, metal sever ama gürültüyü sevmez,
Ankara'yı sever ama şehir hayatını sevmez,
konuşmayı sevmez ama yazmayı sever, yaratandan
ötürü yaratılanı sever, bu siteyi sever,
sitedeki dostlarını sever, ve yazıyı buraya
kadar okuduysanız size hem teşekkür, hem de
hayret eder...
...İnsan bir dramdaki aktöre benzer. Dünya ve
dünyanın tarihiyle ilgili bu dramda, insan
yalnızca bir oyuncudur. Oyuncu oynayacağı rolü
seçemez, dekora, oyunun kendisine etkide
bulunamaz. Tanrı ya da akıl ilkesidir ki, her
insanın bu tarih içinde ne olacağını belirler.
Dünya sahnesinde bir tiyatro eserindeki oyuncuya
benzeyen insan, hiçbir etkide bulunamayacağı
şeyler karşısında kayıtsız kalmak durumundadır.
Onun kontrol edebileceği tek bir şey vardır:
Kendi tavrı ve tutkuları.
O, bir başkasına daha iyi bir rol verildiği için
kıskançlık duymamalı, makyajı yapan burnunu
çirkin gösterdiği için, kendisini aşağılanmış
hissetmemelidir. Yani, insan kendisine ne
verilmişse onunla yetinmeli, erişemeyeceği,
sahip olamayacağı şeyler için, açlık, kıskançlık
duymamalıdır. Bütün bu duygular onu mutsuz
kılar. Öyleyse, yapılması gereken şey, akla
uygun olmayan duygular, tutkular karşısında,
kişinin güçlü olması, bağımsızlığını
kazanmasıdır. Bu bağımsızlığa giden yol ise,
bilgelikten geçer. İnsan kendisini bu olumsuz
duygulardan kurtarabilirse, yani duygusuzluk
haline ulaşabilirse, bilge insana özgü olan
huzur ve mutluluğa kavuşabilir. Zira, yalnızca
bilge insan rolünün ne olduğunu bilebilir...
Epikte tos
|
|
|
|